|
Marmara Adası İstanbul'un gürültüsü ile içli dışlı olmuşsanız eğer, Marmara Adası'nın dinginliği ilk anlarda beyninizi uyuşturur...
Güneş batarken, ufuk hattında
önceleri bir karaltı belirir. Bir süre sonra Asmalı Adası'nın çakarı göz
kırpmaya başlar. Asmalı, Marmara Adası'nın adeta İstanbul yönündeki ileri
karakoludur. Adanın arkasında ağ seren küçük motorlara, kayıklara rastlarsınız.
Bazıları ağda, bazıları oltanın ucunda nasibini arayan Marmaralı balıkçılardır
bunlar. Güneş batarken ya da doğarken çıkarlar denize... O sessizlik içinde
fısıltıları bile duyarsınız. Sahile yakın yerlerde zeytinlikler, bağlar, yükseklerdeki kızılçamlar ve güneydeki makiler, Marmara Adası'nı yakınındaki diğer adalardan hemen ayırır. Hemen yakınındaki Avşa'da turizm sezonu sazlı, cazlı gümbür gümbür yaşanırken, Marmara'da sakinlik ve mütevazılık göze çarpar. Belki de bu nedenle ada doğal yapısını bugüne dek korumayı başarabilmiş. Dört köyü var Marmara
Adası'nda merkeze bağlı dört köy bulunuyor. Çınarlı, turizm sezonunu en canlı
geçiren köylerden biri. Bir zamanlar pekmezi ve şarabıyla ünlü Çınarlı'da artık
bu iki üründen söz edilmiyor. Şimdiki geçim kaynağı balıkçılık. Köyde otel ve
motellerin yanı sıra çok sayıda pansiyon bulabilirsiniz. Marmara'nın merkeze 5
km. uzaklığında yer alan Gündoğdu Köyü'nde pansiyonculuk 1985 yılında başlamış.
Köyde pansiyonların yanı sıra restoranlar, benzin istasyonu ve postane
bulunuyor. Geçmişte şaraphaneleri ve zeytinlikleriyle ünlü Gündoğdu'da artık ne
şarapçılık kalmış, ne de mahzen... Ama yeşil doğa örtüsü diriliğini ve
güzelliğini hâla koruyor. Taze balık ve ev yemeği... Mangal
yapmak, kendi yemeğini kendi pişirmek isteyenler için de olanaklar mevcut.
Yalnız ateş yakmak konusunda kontrollü davranmak ön koşul, çünkü her yan ahşap
ve ağaç dolu.
|